Rapor incelemeleri -
B2B Satın Alma Davranışları
Yeni Kuşak Karar Vericiler B2B Satın Alma Kurallarını Değiştiriyor
Forrester’ın Digital Natives Are Rewriting B2B Buying Araştırması B2B Pazarlama ve Satış İçin Ne Söylüyor?
B2B satın alma süreçlerinde önemli bir kuşak değişimi yaşanıyor.
Satın alma kararlarında artık yalnızca uzun yıllardır aynı yöntemlerle çalışan yöneticiler bulunmuyor.
Y ve Z kuşağı profesyoneller, şirketlerin yönetici kadrolarında, satın alma ekiplerinde ve karar gruplarında daha fazla sorumluluk üstleniyor.
Bu değişim yalnızca karar vericilerin yaş ortalamasını değiştirmiyor.
Şirketleri nasıl araştırdıklarını, bilgiye nasıl ulaştıklarını, satış ekipleriyle ne zaman görüşmek istediklerini ve nasıl bir satın alma deneyimi beklediklerini de değiştiriyor.
Forrester’ın Digital Natives Are Rewriting B2B Buying — And It’s Impacting Your Revenue Performance başlıklı araştırma değerlendirmesi, bu dönüşümü açık biçimde ortaya koyuyor.
Forrester’ın Buyers’ Journey Survey 2025 araştırmasına göre yönetici seviyesinde ve üzerindeki B2B alıcıların yüzde 64’ünü Y ve Z kuşağı profesyoneller oluşturuyor. Forrester, bu karar vericilerin tüketici olarak alışık oldukları hızlı, dijital ve kişiselleştirilmiş deneyim beklentilerini B2B satın alma süreçlerine de taşıdığını belirtiyor.
Yeni kuşak karar vericiler ihtiyaç duydukları bilgiye kendi başlarına ulaşmak istiyor.
Şirketlerle görüşmeden önce araştırma yapıyorlar.
Web sitelerini inceliyorlar.
İçerikleri karşılaştırıyorlar.
Meslektaşlarının ve toplulukların görüşlerine başvuruyorlar.
Dijital platformlardan ve yapay zekâ araçlarından bilgi alıyorlar.
Satış temsilcisiyle görüşmeye karar verdiklerinde ise temel ürün bilgilerinin tekrar edilmesini değil, kendi ihtiyaçlarına uygun bir değer ve yönlendirme sunulmasını bekliyorlar.
Bu nedenle B2B şirketlerin karşısındaki değişim yalnızca yeni bir hedef kitle değişimi değildir.
Satış ve pazarlama sisteminin çalışma biçimini etkileyen daha geniş bir davranış değişimidir.
Bu araştırmanın B2B şirketler açısından ortaya koyduğu temel sonuç şudur:
Geçmişte etkili olan satış ve pazarlama yöntemleri, yeni kuşak karar vericilerin araştırma ve satın alma davranışları karşısında aynı etkiyi üretmeyebilir.
Öne Çıkan Bulgular
Forrester’ın araştırmasından B2B pazarlama ve satış ekipleri için dört temel bulgu çıkarılabilir.
Birincisi, yeni kuşak karar vericiler artık satın alma gruplarının çoğunluğunu oluşturuyor
B2B pazarlama uzun yıllar boyunca hedef kitlesini daha deneyimli ve ileri yaştaki yöneticiler üzerinden tanımladı.
İletişim dili buna göre şekillendirildi.
Satış süreçleri yüz yüze görüşmeler, ilişki ağı ve temsilci merkezli bilgi aktarımı üzerinden ilerledi.
Kurumsal itibar çoğu zaman geçmişte edinilmiş tanınırlığa dayanıyordu.
Ancak karar verici profili değişiyor.
Forrester’ın 2025 Buyers’ Journey Survey verisine göre yönetici seviyesinde ve üzerindeki B2B alıcıların yüzde 64’ü Y veya Z kuşağı içinde yer alıyor.
Bu oran, yeni kuşak alıcıların artık özel veya sınırlı bir segment olmadığını gösteriyor.
B2B satın alma süreçlerinin merkezine yerleşmiş durumdalar.
Bu karar vericiler şirketlerin teknik, finansal ve ticari değerlendirmelerinde aktif rol oynuyor.
Satın alma süreçlerini etkiliyor.
Tedarikçileri kısa listeye alıyor.
Şirket içindeki diğer karar vericilere bilgi taşıyor.
Bazı durumlarda son kararı veriyor veya kararın onaylanmasını sağlıyor.
Bu nedenle şirketlerin yeni kuşak alıcıları geleceğin karar vericileri olarak görmesi yeterli değildir.
Bu kişiler bugünün karar vericileridir.
Dolayısıyla web sitesi, içerik, satış deneyimi ve marka iletişimi bugünkü davranışlarına göre yeniden değerlendirilmelidir.
İkincisi, yeni kuşak alıcılar satın alma sürecinde daha fazla bağımsız araştırma yapmak istiyor
Y ve Z kuşağı profesyoneller dijital bilgiye erişimin doğal olduğu bir dönemde yetişti.
Bir ürün veya hizmet hakkında bilgi almak için ilk refleksleri doğrudan bir satış temsilcisini aramak olmayabilir.
Önce kendi araştırmalarını yapabilirler.
Şirketin web sitesine bakabilirler.
Ürün veya hizmet sayfalarını inceleyebilirler.
Alternatifleri karşılaştırabilirler.
Uzman içeriklerini okuyabilirler.
Kullanıcı yorumlarına, topluluklara ve meslektaşlarının görüşlerine başvurabilirler.
Yapay zekâ araçlarından kategori, ürün veya tedarikçi araştırması için destek alabilirler.
Forrester, bu kuşakların satın alma yolculuğunun daha büyük bir bölümünü dijital ve kendi kendine yönlendirilen biçimde tamamladığını belirtiyor. Ayrıca geleneksel B2B satış süreçleri ile modern alıcıların hareket biçimi arasında büyüyen bir uyumsuzluğa dikkat çekiyor.
Bu bağımsızlık, alıcıların satış temsilcileriyle hiçbir zaman görüşmek istemediği anlamına gelmez.
Daha çok, ilk bilgiye ulaşmak için satış temsilcisine bağımlı kalmak istemedikleri anlamına gelir.
Müşteri satış ekibiyle görüşmeden önce şirket hakkında önemli bir değerlendirme yapmış olabilir.
Şirketi kısa listesine almış olabilir.
Yetersiz bulup elemiş olabilir.
Rakiplerle karşılaştırmış olabilir.
Markanın güvenilirliği hakkında belirli bir kanaat oluşturmuş olabilir.
Bu süreç görünür olmadığı için şirket, neden bazı potansiyel müşterilerden hiç dönüş alamadığını anlayamayabilir.
Satış ekibi müşteriyle görüşme fırsatı bile bulamadan kararın bir bölümü verilmiş olabilir.
Üçüncüsü, yeni kuşak alıcılar genel ve kişiselleştirilmemiş iletişime karşı daha düşük tolerans gösteriyor
B2B şirketler uzun yıllardır belirli iletişim kalıplarını kullanıyor.
Genel tanıtım sunumları.
Standart ürün broşürleri.
Aynı mesajla hazırlanmış cold outreach e-postaları.
Her sektöre benzer biçimde gönderilen satış mesajları.
Şirketi uzun uzun anlatan web sitesi metinleri.
Ürün özelliklerini sıralayan toplantı sunumları.
Bu iletişim modeli, bilginin daha sınırlı olduğu ve müşterinin satış temsilcisine daha fazla bağımlı olduğu bir dönemde çalışmış olabilir.
Ancak yeni kuşak karar vericiler araştırmalarını önceden yaptığı için satış görüşmesine daha hazırlıklı gelebiliyor.
Şirketin ne yaptığını temel düzeyde öğrenmiş olabilir.
Ürünün genel özelliklerine ulaşmış olabilir.
Rakiplerin benzer iddialarını görmüş olabilir.
Bu durumda satış temsilcisinin veya pazarlama içeriğinin aynı genel bilgileri tekrar etmesi güçlü bir değer oluşturmaz.
Forrester, yeni kuşak B2B alıcıların genel outreach mesajlarına karşı daha az sabırlı olduğunu ve dijital deneyimlerde daha fazla kişiselleştirme beklediğini belirtiyor.
Kişiselleştirme yalnızca müşterinin adını e-postaya eklemek değildir.
Müşterinin sektörünü anlamaktır.
Şirketin içinde bulunduğu durumu dikkate almaktır.
Karar vericinin rolüne uygun bilgi sunmaktır.
Müşterinin araştırma aşamasındaki sorularına cevap vermektir.
Şirketin neden ilgili olduğunu açık biçimde göstermektir.
Yeni kuşak karar verici için temel soru şudur:
Bu şirket benim durumumu anlıyor mu, yoksa herkese aynı şeyi mi anlatıyor?
Şirket bu soruya ikna edici bir cevap veremiyorsa iletişim hacmi yüksek olsa bile ilgi ve güven oluşturamayabilir.
Dördüncüsü, B2C’de alışılan deneyimler B2B satın alma beklentilerini de etkiliyor
Yeni kuşak karar vericiler yalnızca profesyonel kimlikleriyle dijital deneyim yaşamıyor.
Günlük hayatlarında hızlı ve kolay dijital hizmetlere alışıyorlar.
Ürünleri karşılaştırabiliyorlar.
Detaylı bilgilere anında ulaşabiliyorlar.
Kullanıcı yorumlarını inceleyebiliyorlar.
İstedikleri anda destek alabiliyorlar.
Mobil cihazlar üzerinden işlemlerini tamamlayabiliyorlar.
Bir platformda başladıkları sürece başka bir kanalda kesintisiz devam edebiliyorlar.
Bu deneyimler, B2B satın alma süreçlerinden bekledikleri standardı da etkiliyor.
Forrester, yeni kuşak B2B alıcıların tüketici deneyimlerinden gelen hızlı, kişiselleştirilmiş ve akıcı dijital beklentileri iş satın almalarına taşıdığını belirtiyor.
B2B satın alma doğal olarak daha karmaşık olabilir.
Karara daha fazla kişi katılabilir.
Teknik değerlendirmeler yapılabilir.
Sözleşme, güvenlik ve uyum süreçleri bulunabilir.
Ancak sürecin karmaşık olması, deneyimin gereksiz şekilde zor olması gerektiği anlamına gelmez.
Bir alıcı temel bilgiye ulaşmak için form doldurmak zorunda kalıyorsa süreci terk edebilir.
Web sitesinde ihtiyacı olan bilgiyi bulamıyorsa başka bir tedarikçiye geçebilir.
İçerikler genel ve yüzeysel kalıyorsa şirketin uzmanlığını yetersiz bulabilir.
Satış temsilcisi müşterinin daha önce paylaştığı bilgileri yeniden soruyorsa şirket içindeki koordinasyonun zayıf olduğunu düşünebilir.
Dijital temas ile satış görüşmesi arasında kopukluk varsa deneyimin güvenilirliğini sorgulayabilir.
Yeni kuşak karar vericilerin beklentisi, B2B sürecinin B2C kadar basit olması değildir.
Gereksiz sürtünmenin azaltılmasıdır.
B2B Firmalar İçin Anlamı
Forrester’ın araştırması, şirketlerin geçmişte oluşturduğu bilinirlik ve itibarın yeni kuşak karar vericilere otomatik olarak taşınmadığını gösteriyor.
Bir şirket uzun yıllardır faaliyet gösteriyor olabilir.
Sektörün eski yöneticileri tarafından iyi tanınıyor olabilir.
Güçlü referanslara sahip olabilir.
Geçmişte önemli projeler gerçekleştirmiş olabilir.
Ancak yeni kuşak karar verici bu geçmişi bilmiyor olabilir.
Şirketi dijitalde araştırdığında yeterli ve güncel bilgiyle karşılaşmıyorsa geçmiş başarıların bugünkü satın alma kararına etkisi sınırlı kalır.
Bu noktada şirketin kendisini tanınmış olarak görmesi ile yeni karar vericiler tarafından gerçekten tanınması arasında fark oluşur.
Şirket geçmiş itibarına güvenir.
Yeni alıcı ise bugünkü dijital kanıtlara bakar.
Web sitesini inceler.
Son dönemde hangi konularda uzmanlık gösterdiğini değerlendirir.
Yöneticilerin sektörel bakış açısına bakar.
Vaka çalışmalarını araştırır.
Şirketin müşterilerinin deneyimlerini anlamaya çalışır.
Dijital ortamda yeterince görünür olmayan köklü şirketler, daha yeni ancak iletişimde daha aktif olan rakiplerinin gerisinde kalabilir.
Çünkü yeni kuşak karar verici geçmişte kimin daha güçlü olduğunu değil, bugün kimin daha anlaşılır, erişilebilir ve güvenilir olduğunu değerlendirir.
Bu nedenle B2B şirketlerin yeni kuşak alıcılara ulaşmak için yalnızca sosyal medya tonunu gençleştirmesi yeterli değildir.
Daha temel bir sistem değişikliği gerekir.
Bilginin erişilebilir olması gerekir.
İçeriklerin alıcının gerçek sorularına cevap vermesi gerekir.
Dijital ve insan temasının birbiriyle uyumlu çalışması gerekir.
Satış ekiplerinin müşterinin araştırma yapmış olduğunu kabul etmesi gerekir.
Şirketin geçmiş deneyimi bugünün dijital kanıtlarına dönüştürülmelidir.
Solutionz Yorumu
Solutionz açısından Forrester’ın ortaya koyduğu kuşak değişimi, B2B pazarlama ve satışın artık şirket merkezli değil, alıcının araştırma davranışı merkezli planlanması gerektiğini gösteriyor.
Şirketler çoğu zaman iletişimlerini kendi organizasyonlarına göre şekillendiriyor.
Web sitesi şirketin departmanlarını ve hizmetlerini anlatıyor.
İçerik takvimi şirketin paylaşmak istediği konulara göre hazırlanıyor.
Satış sunumu şirketin tarihçesiyle başlıyor.
Cold outreach mesajları şirketin ne yaptığını anlatıyor.
Ancak yeni kuşak alıcı şirketin kendisini nasıl anlatmak istediğinden önce kendi sorusuna cevap arıyor.
Benim problemimi anlıyor musunuz?
Benim sektörümde deneyiminiz var mı?
Sizinle çalışmanın bana sağlayacağı sonuç nedir?
Diğer alternatiflerden nasıl ayrılıyorsunuz?
Bu iddiaları destekleyen hangi kanıtlarınız var?
Süreci kendi hızımda araştırabilir miyim?
Görüşmeye geçtiğimde bana yeni bir değer sunabilecek misiniz?
Bu nedenle iletişimin başlangıç noktası şirketin anlatmak istedikleri değil, alıcının karar vermek için bilmek zorunda oldukları olmalıdır.
Yeni kuşak alıcılar dijital temas noktalarını birbirinden bağımsız değerlendirmez.
Web sitesindeki deneyim, LinkedIn’de görülen içerikler, yönetici iletişimi, vaka çalışmaları, reklamlar, satış temsilcisinin yaklaşımı ve teklif süreci aynı şirket hakkında ortak bir algı oluşturur.
Bu temaslardan biri güçlü, diğerleri zayıf olduğunda deneyim parçalanır.
Şirket sosyal medyada yenilikçi görünebilir.
Ancak web sitesi eski ve belirsiz olabilir.
İçerikler uzmanlık gösterebilir.
Ancak satış görüşmesi genel ürün sunumuyla ilerleyebilir.
Reklamlar kişiselleştirilmiş olabilir.
Ancak teklif müşterinin özel ihtiyacına cevap vermeyebilir.
Bu durumda yeni kuşak alıcının beklediği akıcı ve tutarlı deneyim oluşmaz.
Orkestrasyon ihtiyacı burada ortaya çıkar.
Amaç bütün kanallarda aynı metni tekrar etmek değildir.
Her temas noktasının alıcının karar sürecinde farklı ama birbirini tamamlayan bir rol üstlenmesini sağlamaktır.
Web sitesi temel araştırmayı destekler.
İçerikler problem ve çözüm hakkında derinlik sunar.
Vaka çalışmaları iddiaları kanıtlar.
Yönetici iletişimi güven ve bakış açısı oluşturur.
Reklamlar doğru karar vericilerde görünürlük yaratır.
Satış temsilcisi genel bilgileri tekrar etmek yerine müşterinin durumuna özel danışmanlık sunar.
Teklif ise bütün bu değeri somut bir iş modeline dönüştürür.
Yeni kuşak karar vericiler daha fazla dijital temas kullanırken pazarlama ve satış arasındaki koordinasyon daha da önemli hale gelir.
Çünkü alıcı satış ekibine geldiğinde sıfırdan başlamaz.
Daha önce edindiği bilgilerin ve oluşturduğu algının devamını görmek ister.
Satış anlatısı bu algıyla çelişirse güven zedelenir.
Destekler ve derinleştirirse satın alma süreci daha güçlü bir zeminde ilerler.
Uygulanabilir Çıkarımlar
Forrester’ın araştırması karşısında B2B şirketlerin pazarlama ve satış süreçlerini birkaç açıdan yeniden değerlendirmesi gerekir.
Öncelikle, yeni kuşak karar vericiler ayrı bir gelecek segmenti olarak görülmemelidir
Y ve Z kuşağı profesyoneller bugünkü B2B satın alma gruplarının önemli bölümünü oluşturuyor.
Bu nedenle şirketlerin yeni kuşağa yönelik dönüşümü ileri bir tarihe bırakması doğru değildir.
Mevcut hedef hesaplarda karar verici profilleri incelenmelidir.
Hangi roller yeni kuşak yöneticiler tarafından üstleniliyor?
Bu kişiler şirketi hangi kanallardan araştırıyor?
Hangi içerik türlerine başvuruyor?
Satışla hangi aşamada görüşmek istiyor?
Hangi noktalarda süreçten kopuyor?
Bu sorular varsayımla değil, müşteri görüşmeleri ve gerçek davranış verileriyle değerlendirilmelidir.
İkinci olarak, web sitesi bağımsız araştırmayı destekleyecek biçimde yapılandırılmalıdır
Yeni kuşak alıcının temel bilgiye ulaşmak için satış temsilcisiyle görüşmesi gerekmemelidir.
Web sitesinde şu bilgiler açık biçimde bulunmalıdır:
Şirket hangi problemleri çözüyor?
Kimler için değer üretiyor?
Ürün veya hizmet hangi kullanım senaryolarına uygundur?
Alternatiflerden nasıl ayrılıyor?
Uygulama süreci nasıl ilerliyor?
Hangi riskler ve gereksinimler bulunuyor?
Benzer müşterilerde nasıl sonuçlar elde edildi?
Bir sonraki adım nedir?
Amaç bütün fiyat ve sözleşme ayrıntılarını herkese açık hale getirmek değildir.
Alıcının şirketi değerlendirebilmesi için ihtiyaç duyduğu temel bilgiye kolaylıkla ulaşmasını sağlamaktır.
Üçüncü olarak, içerik sistemi alıcının sorularına göre oluşturulmalıdır
Şirketlerin içerik planları yalnızca paylaşım sıklığı veya ürün gündemi üzerinden hazırlanırsa alıcının araştırma ihtiyacını karşılamayabilir.
İçerikler satın alma sürecindeki gerçek sorulara cevap vermelidir.
Bu çözüm hangi problem için kullanılır?
Hangi koşullarda tercih edilmemelidir?
Alternatif çözümler nelerdir?
Tedarikçi seçiminde hangi kriterlere bakılmalıdır?
Uygulama sırasında hangi risklerle karşılaşılır?
Yatırımın iş sonucuna etkisi nasıl değerlendirilir?
Şirketin yaklaşımını destekleyen hangi vaka ve kanıtlar vardır?
Yeni kuşak karar verici, açık ve öğretici içerikleri şirketin uzmanlık düzeyini değerlendirmek için kullanabilir.
Dördüncü olarak, cold outreach mesajları genel şirket tanıtımından çıkarılmalıdır
Yeni kuşak alıcıların genel mesajlara karşı toleransı daha düşüktür.
Bu nedenle outreach iletişiminde doğrudan şirketi anlatmak yerine neden o kişiye ulaşıldığı açıklanmalıdır.
Mesaj:
- Karar vericinin rolüyle ilgili olmalı
- Şirketin veya sektörün durumuna bağlanmalı
- Belirli bir probleme odaklanmalı
- Genel vaatlerden kaçınmalı
- Kısa ve anlaşılır olmalı
- Alıcıya görüşme dışında da değer sunabilmeli
Kişiselleştirme yalnızca isim ve şirket adı eklemek değildir.
Mesajın alıcı açısından anlamlı hale getirilmesidir.
Beşinci olarak, satış görüşmeleri müşterinin araştırma yapmış olduğu varsayımıyla başlamalıdır
Satış temsilcisi görüşmeye uzun bir şirket tanıtımıyla başlamadan önce müşterinin bilgi seviyesini anlamalıdır.
Şu sorular değerlendirilebilir:
Bu konu hakkında şimdiye kadar neleri araştırdınız?
Hangi alternatifleri değerlendirdiniz?
Hangi bilgiler sizin için hâlâ belirsiz?
Hangi içerikler veya kaynaklar kararınızı etkiledi?
Hangi noktada insan desteğine ihtiyaç duydunuz?
Satış temsilcisi müşterinin zaten bildiği bilgiyi tekrar etmek yerine, bilginin eksik kaldığı alanlarda değer üretmelidir.
Altıncı olarak, dijital ve insan teması arasında kesintisiz bir deneyim oluşturulmalıdır
Müşteri web sitesinde verdiği bilgileri satış görüşmesinde yeniden anlatmak zorunda kalmamalıdır.
İçeriklerde görülen değer önerisi satış temsilcisinin anlatımıyla uyumlu olmalıdır.
Reklamda verilen vaat teklif sürecinde karşılık bulmalıdır.
Satış temsilcisi müşterinin hangi içeriklerle ilgilendiğini anlayabilmelidir.
Pazarlama ekibi satış görüşmelerinden çıkan soruları ve itirazları içerik sistemine taşımalıdır.
Bu devamlılık, yeni kuşak karar vericinin beklediği akıcı deneyimin temelidir.
Yedinci olarak, geçmiş itibar güncel dijital kanıtlara dönüştürülmelidir
Köklü şirketler yalnızca kaç yıldır faaliyet gösterdiklerini anlatmakla yetinmemelidir.
Geçmiş deneyim bugünkü karar verici açısından anlamlı kanıtlara çevrilmelidir.
Güncel vaka çalışmaları hazırlanmalıdır.
Müşteri sonuçları görünür hale getirilmelidir.
Uzman yöneticiler içerik üretmelidir.
Teknik bilgi ve sektörel bakış düzenli olarak paylaşılmalıdır.
Referanslar yalnızca logo listesi olarak bırakılmamalıdır.
Şirketin bugün hangi problemleri çözebildiği açık biçimde gösterilmelidir.
Geçmiş itibar ancak yeni karar verici tarafından görülebilir ve doğrulanabilir hale geldiğinde bugünkü satış sürecine katkı sağlar.
Stratejik Kapanış
Forrester’ın araştırması, B2B satın alma dünyasındaki kuşak değişiminin artık geleceğe ait bir konu olmadığını gösteriyor.
Y ve Z kuşağı profesyoneller, yönetici seviyesindeki B2B alıcıların önemli bölümünü oluşturuyor.
Bu karar vericiler bilgiye kendi başlarına ulaşmak istiyor.
Satışla görüşmeden önce araştırma yapıyor.
Dijital temas noktalarını değerlendiriyor.
Genel satış mesajlarına daha düşük tolerans gösteriyor.
Kişiselleştirilmiş, hızlı ve tutarlı bir deneyim bekliyor.
Bu değişim satış temsilcisinin önemini ortadan kaldırmıyor.
Ancak satış temsilcisinin ne zaman ve nasıl değer üretmesi gerektiğini değiştiriyor.
Satış temsilcisi artık bilginin tek kaynağı değildir.
Alıcının kendi araştırması sırasında bulamadığı bağlamı, güveni ve yönlendirmeyi sunmalıdır.
Bu nedenle B2B şirketlerin yalnızca şu soruyu sorması yeterli değildir:
Yeni kuşak karar vericilere nasıl ulaşabiliriz?
Daha kritik soru şudur:
Yeni kuşak karar vericiler bizi araştırdığında karşılarına nasıl bir şirket çıkıyor?
Bilgiye ulaşmak kolay mı?
Şirketin ne sunduğu anlaşılır mı?
İçerikler gerçek sorulara cevap veriyor mu?
Dijital deneyim güven oluşturuyor mu?
Satış temsilcisi araştırma sürecine yeni bir değer ekliyor mu?
Web sitesi, içerik, LinkedIn, reklam ve satış anlatısı aynı şirketi mi gösteriyor?
Yeni kuşak alıcıların davranışını yalnızca farklı iletişim diliyle karşılamak mümkün değildir.
Daha açık bilgi gerekir.
Daha güçlü dijital kanıt gerekir.
Daha kişiselleştirilmiş iletişim gerekir.
Daha iyi satış ve pazarlama koordinasyonu gerekir.
B2B satın alma kuralları değişiyor.
Bu değişime uyum sağlayan şirketler yalnızca daha genç bir kitleye ulaşmış olmayacak.
Modern satın alma davranışına daha uygun, daha anlaşılır ve daha güvenilir bir büyüme sistemi kurmuş olacak.
Kaynaklar
Forrester, “Digital Natives Are Rewriting B2B Buying — And It’s Impacting Your Revenue Performance”
Yazar: Naomi Marr
Yayın tarihi: 24 Nisan 2026
Forrester’ın Buyers’ Journey Survey 2025 araştırmasına dayanan değerlendirmede, yönetici seviyesindeki B2B alıcıların yüzde 64’ünün Y ve Z kuşağından oluştuğu belirtilmektedir. Araştırma, dijital yerli alıcıların daha fazla bağımsız araştırma yaptığını, genel outreach mesajlarına karşı daha düşük tolerans gösterdiğini ve B2C’de alıştıkları dijital deneyim beklentilerini B2B satın alma süreçlerine taşıdığını ortaya koymaktadır.
Tam web adresi: https://www.forrester.com/blogs/digital-natives-are-rewriting-b2b-buying-and-its-impacting-your-revenue-performance/
Forrester, “Younger Generations Are Shaking Up B2B Buying — Are You Prepared?”
Yazar: Amy Hayes
Yayın tarihi: 25 Mart 2024
Forrester’ın önceki Buyers’ Journey araştırmalarında Y ve Z kuşağının B2B alıcılar içindeki artan payını ve satın alma davranışları üzerindeki etkisini değerlendiren resmi kaynaktır.
Tam web adresi: https://www.forrester.com/blogs/younger-b2b-buyers/
Forrester, “How B2B Firms Can Win With Younger Buyers”
Yayın tarihi: 27 Nisan 2023
Yeni kuşak B2B alıcıların dijital kanallarda bağımsız araştırma yapma eğilimini ve daha fazla temas noktası kullandığını ele alan Forrester podcast ve değerlendirme sayfasıdır.
Tam web adresi: https://www.forrester.com/what-it-means/ep315-b2b-buyers-journey-generational-shift/
